Salı, Aralık 02, 2008

****


Geçenlerde kütüphanede ders çalışmaya çabalıyordum. Gün zaten kabusla başlamıştı, pek umut vaat eder bir hali yoktu. Kütüphanedeki bilgisayarlarla dolu lobide kalktım bilgisayarımın başından, arkadaşı aradım. Tavrım sertti, "20 dakika içinde bir bara gidip yürüyemeyecek kadar kendimi sarhoş edecem. Var mısın?" Uzlaşmayı kabul etmeyeceğimin sinyallerini veren sert tavrım arkadaşı gerçekten içeceğime dair ikna etmiş olmalı. Tamam dedi.

Gittiğimiz bara geçenlerde götülmüştüm. 6 dolara birahi. İlk birahi bitince karınlar acıkmaya başladı. Gittim 2 tane büyük boy piza aldım. Sade peynirli pizayı bardaki insanlara ikram ettik, herkes bir sevindi. Pepperonili olanı da kendimiz yedik. Bira yanında piza yiyip geğiriyorduk, arada dışarıya sigaraya çıkınca dayanamıyıp sanat musikisinden güzellemeler döktürüyorduk. 4. birahinin bitmesine yakın bir de sigara olsaydı dedim şunun üzerine. Arkadaş önce evet abi çözelim ayaklarına girdi, sorna yan çizdi. Ben son günlerde işlerliğine inanmış olmalıyım ki ısrarın "baba valla olur bak patlarız güzel oluruz" diye darlamaya giriştim. Arkadaş hiç bir türlü gelmedi. Ok dedim. Arabaya atladık, park yerinden çıkarken tanıdıklara rastladım. Tanıdıkların bir arkadaşı sigara sinyali yaptı, kendi kendime "doğru bunlar geçen sene de kayıp ayaklarıydı" dedim. Sigara migara da vermedim.

********

Çalışma masamda bir sigara yanığı bıraktım. Sigaramı tersten koyduğum bu noktayı her seferinde şaşırmadan buluyorum. Çünkü o yanık gittikçe büyüyor. Ve sigaralarım aynı yerde iz bıraktıkça sıçtık masanın içine gibi bir tepki yerine ulan bak yine aynı yere koymuşum sigarayı deyiveriyorum.

Hiç yorum yok: