Cumartesi, Mart 28, 2009

En rahat adam

Okey, varsayalım bir bardayız. Bir kadınla bir şekilde flörtleşiyoruz. Kafalarda soru işaretleri var ama bir yandan da performansımızdan memnunuz. Bir işaret bekliyoruz. Ona göre flörtün yoğunluğu artacak. İşte o anda kadının arkadaşları ortamı terkediyor, onu "eve bırakma" görevi bize devrediliyor. Ne hissediyoruz?

Seksin olasılığının artması bile tahrik edici. Kendi adıma konuşayım yarı erekte oluyorum. Direk aynen. Kanım kızışıyor. İstemsiz bir dudaklarımı ısırıyorum. Bakışlarım keskinleşiyor, karşımdaki kadını delecek türden bakışlar beliriyor gözümde. Keyiften çıldırıyorum. Çok rahatım. Artık yanlış hamle kaygısı yok. Yanlış hamle var ama kaygısı yok. Çok güzel. Konuşuyorum, konuşturuyorum.

Çarşamba, Mart 25, 2009

Hain Kadın

Onu kadın pilot kostümüyle gördüğüm günden sonra üç, o kostümü giydiği gece tanıdığım bir erkekle yattığını öğrendikten bir gün sonra bana mesaj attı. Mesajında bana "friend" diye hitap ediyordu.

Akşam bir içkiye çağırdım. 2 bira eşliğinde planlar, zevkler, hisler konuşuldu. Çok durmadık, beni tuttuğu gibi swing dans dersine götürdü. O kıvrımlı kalçasını kıvırtarak, şekilli bacaklarını sağlara sollara atarak dans ederken bir erkek bana temel adımları gösterdi. Dans ederken ellerini tutuyordum, gözlerimi gozlerine diktiğimde hep bir gülücükle karşılanıyordum. Başka erkekler onunla dans etmek istediklerinde benim de onayımı alıyordu. Çok güzeldi.

Evi Binghamtondaki en güzeli olan o mağlum arkadaşının evinde biraz çene çaldıktan sonra bir maceraya atılmaya karar verdik. Votkalı jölelerimizi alıp uzakta gördüğümüz radyo kulelerini bulmaya çalışırken kendimi bir dışarda kalmış hissettim. Nihayet vardığımızda karanlıkta koşmasına yardımcı olmak için koluma taktım. Jöle kaplarını yere attım diye bana hafif kızdı.
Gecenın sonu Belmarda geldi. Bir kaç bira ve biraz çene çalışdan sonra hala adım atamayacağımdan emindim. Neyle karşılaştığımdan emin olamıyordum. Belirsizlik geriyordu.
Arabayı evine bırakmıştım. Onun arabasında evine doğru giderken belirsizlik doruğa ulaştı. Vardık. İndim. Sarıldı ve yanağımdan öptü beni. "Haftaya salı tekrar o zaman" dedim. "Daha erken" dedi. Eve geldiğimde mesajım hazırdı, cevabım çoktan hazırdı: bir öpücük ve gülümseme.

Çarşamba, Mart 11, 2009

Pazartesi seks sohbetleri

Burada eşine az rastlanır türden hızlı bir haftasonun ardından kendimi toplayıp uzun bir uykuya hazırlanıyordum ki, arkadaş aradı. 2 gün önce ayarladığı ev konserine yeterince insan gelmeyeceğinden endişelendiği için olmalı, "Deniz geliyorsun di mi?" presi yaptı. Ok dedim. Hayatı yaşamak için hala ölüyorum, neden gitmeyeyim.

Konserin yapıldığı eve daha önce gitmiştim. Tam bir rüya evi, yüksek tavanlar, terasta şömine, 4 odası olan banyolar vs... Kötü, kuaför posterleri tadında kadın fotoğrafları çeken bir fotoğrafçının evi/stüdyosu. Eve girdiğimizde konser başlamıştı bile, kadın erkek ikilisi, "sempatik" müzikler çalıyordu, müzikteki sempatiklik karnımın açlığını bastıramadığı için beni midesel acılara sürüklüyordu. Arkadaşlara merhaba dedikten sonra aynen kayboldum, boktan çin lokantasında egg rolls attım.

Eve döndüğümde konser bitmişti ama parti bitmemişti. Koca mutfakta kokteylimsi takılmaca devam ediyordu. Bense, mutfakta takılmaca-evi keşfetmece ile zamanı doldurmaya çalışıyordum. Tam bu sırada gecenin 2 konuğuna rastladım. İlk yanlarına gittiğimde alkolsüzlükten çıldırmanın eşiğinde olduklarını görüp aynen sıvıştım. Sakinleşmelerini bekledikten sonra yanlarına gittim. Bu sefer de bakkala kimin yollanacağı belirlenmiş, paralar verilmişti bile. Okey dedim.

Konuklarım sosyoloji doktora çalışmalarından arta kalan zamanı ot içerek ve bölüm içi entrikalarla uğraşarak geçiren 2 kadındı. Onlardan konuk diye bahsedişim kafa karıştırmasın, o partiye benim konuğum olarak gelmediler. Onlar konuklarım, çünkü az sonra başlayacağımız pazartesi gecesi seks sohbetlerinde her konuk gibi mikrafonu ellerine almaktan çekinmediler.

İlk konumuz, amerikan erkeklerinin kötü sevişmesinin sebepleriydi. Yorum yapamadım, ama bende olmayan bazı özellikleri dinlerken inceden rahatladm, keyiflendim. Amerikan erkeklerinin yatak performansı bizi direkt olarak "pornocu gibi sevişme" konseptine getirdi. O noktada biraz tedirgin olmaya başladığımı itiraf etmeliyim. İyi sevişen bir erkek olarak kendimle ilgili iyi bildiğim herşeyin porno estetiği altında çöpe atılmasından korkuyordum. Ama öyle olmadı, "pornocu gibi sevişme"yi açtıkça kadınına hükmeden ve bunu yaparken belirli bir kalıbı takip eden, belirli bir rolu oynayan (başında ağzına verir, doggy'de kıçına şaplak atar..) erkeklere mahsus olduğunu kararlaştırdık. Benim sevişmemi porno benzeri yapan özellikler daha staminaya vurgu, esneklik ve yaratıcılıkla ilişkilendikleri için kabul edilebilir hatta tercih edilebilir çıktılar.

Yatakta yaratıcılık bizi benim önerdiğim "düşünerek sevişme" kavramına getirdi. İyi seksi açıklarken, duyuların beşi ile birlikte beynin düşünsel kapasitesinin de kullanılması gerektiğini, seksin bilinçli olarak yönlendirilebileceğini ve bunun seksi daha iyi yapabileceğini açıkladım. Takdir etmekle birlikte katılmadılar. Lugatımda hiç yeri olmayan bir kavram önerdiler yerine: kimya. İyi seksi belirleyen en önemli faktörün kimya olduğunu öne sürüyorlardı, oysa benim ne dedikleri hakkında hiç bir fikrim yoktu. Ten uyumuna, kimyanın başka bir formu, kadınların inandıklarını ama erkeklerin ise inanmak bir yana anlayamadıklarını söylediler. Kimya gibi ne olduğu belirsiz, yeri zamanı saptanamayan, incelenemeyen bir kavrama gelmeleri beni direk gerdi. Bir an için kadınlardan farklı olduğumu çok net bir biçimde hissettim. Ama üzerinde çok durmadım, kadınlarla ilgili keşfedilecek ve o keşif üzerine erkeklerin onları "anlayacağı" herhangi bri şey olduğunu düşünmemiştim hiçbir zaman.

Kimyayı bir kenera bıraktık. Kalkmanın zamanı geldiğini 12:30 olmuş saatten ve şık mutfaktaki insan sayısının azlığından anladık. Arka sokakta bir sigara içildi, bir kaç espiri daha yapıldı ve evlere yö-

son

Perşembe, Mart 05, 2009

Spor - Sosis

Sabah sporaa gidiyorum. Terliyorum, esniyorum, yağ yakıyorum, çılgın gibi kas yapıyorum. Akşamları da leş yağlı sosislileri yuvarlıyorum. Öyle ki şunları yazmaya kafamı sosisliden uzaklaştırmak için giriştim ama olmadı. Usta bir sosisli daha at..