Az önce tarih hocamın attığı maili okudum. Önümüzdeki 2 hafta boyunca dersin iptal olduğunu yazmış. Sebep olarak da ailede birisinin vefat ettiğini söylemiş. Mail şöyle bitiyor: ...ve lütfen kardeşim için dua edin.
Duygulandım. Öldürmek üzerine düşünürken bir şeyi atlamışım belli ki. Ölmek. Çok da takılmamak lazım buna di mi? Çünkü çıkacak bir sonuç yok gibi. Kendini hazırlamaktan başka. Hazırlanmak da iyidir. Hazırlıksız ölmekten korkuyorum gibi, hazırlanınca ne olacaksa.
Telefon çalsa, karşıdaki ses kardeşinin öldüğünü söylese, telefonu kapattığın andan itibaren belki de yıllarca geçmeyecek bir iç sıkıntısı başlar. O sıkıntıyı ancak şöyle tarif edebiliyorum: arabada kolumu yasladığım, hesapta içinde cdlerimi saklayacağım o kapaklı çıkıntının içine kola dökülmüş. Ayık kafayla gördüğümde içime bir sıkıntı düşmüştü, çünkü nasıl temizleyeceğimi bilemiyordum vs... Boktan bir araba parçasından kerdeş kayıbına geçişimi başaçıkılamazlıkla yapıyorum. Başaçıkamazsın. Telefon gelir, o iç sıkıntısıyla uzun bir yolculuk yaparsın, cenazeye gidersin, aileyi teselli edersin, ağlarsın ama başaçıkmazsın.
Maili okudum, inançsız kibirimden taviz vermeden hocanın dua çağrısına uydum. Sonra dedim ki, deniz daha çok şey var ölüm hakkında öğreneceğin.
çok uluslu lezzet durakları
15 yıl önce