Sevaba girdim. Günah sevapla işim olmaz ama bir avuntu olsun işte. Taşşak geçenlere verecek cevabım olsun. Kadınlar acayip. Burdakiler de oyuna getiriyorlar adamı.
Odun kadından bahsetmiştim. Güzel çeneliden de bahsetmiştim. İşte her şey bu ikisinin birbirini yakınan tanıdığını çakozlamamla başladı. Bu güzel çeneliyle geçenlerde buluşmuştuk ortak arkadaş ortamında. Hafif flörtengiz bir ortam, bakışlarda derinlikler, sigara molaları vs.. Ortak arkadaşlar cin, biraz da pezevenk ruhlu. Soruyorlar kıza, sana Denizi ayarlayalım mı diye. Çenelerin efendisi de "olursa olur valla, atlamış gibi olmak istemem de.." diyor. Aferin çenelime. Bu benim kulağıma zikredildikten 15 dakika içinde geliyor tabi. Atılabilirim, ama yapmıyorum. Ağırdan alıyorum. Olacaksa bir şeyler, tatlı tatlı, sindire sindire olsun istiyorum. Yalnızlık vurmuş ya kafaya, iyi davranacam kadına. Ama kadınlar sağolsun "hataymış" dedirtmeyi biliyorlar.
Canım sıkılmış, arıyorum güzel çeneyi. Kahve mahve ayakları. Alıyorum odasından, daha yolda patlıyorum. Odunkadından bahsediyor, geçen kendisini aradıktan sonra odunkadını da aradığımdan dem vuruyor. Yarım ağızla bir şeyler söylüyorum. Sonra diyor ki, "keşke metalciarıyı çağırsaydık" Metalciarı bir erkek, muhabbeti tıkaç. Kıllanıyorum ulan neden bir erkek daha gelsin ki buluşmaya. Metalciarının neden gelemeyeceğine dair bir yalan sallıyorum. Çene çekiciliğini yitiriyor gibi.
Neyse, kahve biraya dönüyor, muhabbet bira sofrasına göre biraz tıkanık. Vakit keyifle geçiyor yine de. Derken bir telefon geliyor, "tamam, yarım saat sonra ordayım." Apışıp kalıyorum. Nereye gidebilir ki ya? Var mı böyle randevu ortasında çekip gitmek. Destinasyon bir arkadaş, erkek. Bu arkadaş bizim çeneyi eve çıktığından beri çağırıyormuş, çene de bir türlü gidememiş, bugün ben dışarı çıkmak için arayınca fırsat olmuş, zaten evi de çok yakınmış.. Sinir. Gergin biralarımızı bitiriyoruz. Kalkıp gidiyoruz. Hala ona bri ara yemek yapma sözü verdiğimi hatırlatıyor. Arkadaşın evine yolu tarif ediyor. Daha önce hiç gitmediği o evi eliyle koymuş gibi buluyor. Nasıl bildiğini soruyorum, yalanını yakalıyorum.
Bir kaç gün sonra pezevenk ruhlu arkadaşlardan haber geliyor. O evine bıraktığım arkadaş, sıfatını sevgiliye yükseltmiş. Muhtemelen benim bıraktığım gece bir takım dikey hareketlenmeler oldu.
"abi işte hikaye böyle.. karılar kancık"
"karılar kancık.."
"abi zaten karı böyleyse her türlü sallayacaksın"
"tabi canım, sikerler ya derdim bu olsun"
"abi ne zaman oldu ben bilmiyorum, ama senin o gece olmuş olabilir bak.."
"o gece oldu, o gece oldu"
"sen de tuzum var diyorsun yani"
"tabi olum her türlü yeni aşka lojistik destek sağlanır.."
"yok abi ama onlar tutmaz, biter o yakında"
"dert değil, sevabım olsun.."
"oldu gözüm, sikerler sevabını.."
"doğru dedin.."
çok uluslu lezzet durakları
15 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder