Salı, Haziran 16, 2009

Her başlangıç bir kuşku

Dün Mexico City havaalanında 10 saat boktan bir odada geçirdim. Televizyon sonunu kadar açık (ispanyolca), kola makinası bangır bangır çalışıyor ve tavandakı floresanlar ortamı germekten başka bir işe yaramıyor. Daha kötü de olabilirdi, vizem olmadığı için sorguya çekilebilirdim. Ama işte gözünü sevdiğim 3. dünya ülkesi yolları.

Bir aydır sürekli koltuklarda uyumanın, kendime ait bir oda edinemeyişimin ardından, havalanı servisinde tanıştığım avustralyalı çocuğun izinden bir hostele yerleşiyorum. Kendimi yatağa bırakıyorum ve.. aynen nakavt. Kabuslu mabuslu derin bir uyku çekiyorum. Bir ara dışarıda ucuz bir şeyler atıyorum, akşam yemeğini marketten aldığım et ve pilavla çözüyorum. Etin makarnadan daha ucuz olduğu bir ülkedeyim.

Buenos Aires sokaklarında öyle rafet el roman triplerine girmeden sakince yürüyorum biraz. Yatağın yanındaki pencereden hafif soğuk yediğimi sabah anlıyorum, biraz geç oluyor tabi..

Hiç yorum yok: