Salı, Eylül 09, 2008

Odun Kadın

Benim bu ankaralı kız sıçtı. Çok güzel olacağını düşünüyordum, en azından burada yapacak güzel bir şey, beni oyalayacak bir şey olur diyordum ama olacak mı olmayacak mı emin değilim artık.

Hemen söyleyeyim, reddedilmedim, uzaklaştırılmadım, kovulmadım. Hayal kırıklığına uğradım. Kadınlarla ilişkimde hep onlarda bulunmasını istemediğim yeni özellikler keşfediyorum ve 'odunluk' da bunların sonuncusu.

Odun kadınla oturuyoruz, ben bira o şişesinden şampanya içiyor. Merdivenlerdeyiz. Ben ortada yayılmışken o en sola sıkıştırmış kendini, benden kaçıyor ama kaçmıyor. Kaçmıyor, çünkü konuşuyoruz, dinliyorum, anlayabiliyorum ne istediğini, çok kabaca. Odun kadın böyle işte, istedikleriyle sürekli bir çelişki içinde. Üstüne üstlük, ne istediğinden de tam emin değil.

Düşük yoğunluklu bir flörtleşmeden sonra evine bırakacağımı söylüyorum, ardından da taksiye binip evime dönecem. Kal, diyor. Ok. Eve yürürken koluma girmesini istiyorum, sokaklar boş ve çok tekin gözükmüyor. Tekini de siktiret, bir kadınla temassız yanyana yürürken aşağılık hissine kapılıyorum çoğunlukla. İstemiyor, hala ok. Eve varıyoruz, odun kadın odun ya, başlıyor bulaşığa. Ben yanında duruyorum. Bir şekilde afakanlar basıyor tam bu noktada odun kadını. Yanında durmamdan rahatsız oluyor, geriliyor. Beni kıçıyla iterek "e hadi git uyu artık" diyor. Ben çok sakinim, şu ana kadar. Damarlardaki "ulan acaba bu çekilecek dert mi?" sorusunun işareti balığı yakalayan olta ucu gibi içimdeki öfkeyi bir yakalıyor, patlıyorum. Önce içeri uyumaya gidiyorum dediğini yapıp sonra bağırıp çağırmaya başlıyorum. Odun kadın beni bütün gece yıpratmış. Uzandığı yatağından kalkıp yanıma gelilyor, miyavlamaya. Biraz miyavlıyor, ben de miyavlıyorum. Sonra yatağına kovuyorum. Çünkü bir şeyi idrak ediyorum.

Hani lise tribi vardır, kızlar erkekler duygularını düşüncelerini ifade edemezler. Odun kadın düşündüğünü izah edebiliyor, ne yazık ki. Düşüdüğü hep saldırgan, erkekte hata arayan cinsten. Hissettiğini ise ifade edemiyor. Hatta geç sözlü ifadeyi, dışa vuramıyor. Kıçla itrerek uyumaya yollamak kimbilir hangi garip kayıp hissin dışavurumu. Anlıyorum ki odun kadın çok gerekli bir şeyi, insan ilişkilerini anlamıyor. Yapamıyor.

Bense kendimi kullanılmış hissediyorum. Bir odun kadının ulaşamadığı hislerine seslenmek için beni kullandığını hissediyorum ve bir odunun tedavisinde ilaç olmak içinde olmak istediğim bir durum değil.

Hiç yorum yok: